Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/11552 E. 2013/14261 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11552
KARAR NO : 2013/14261
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 02.05.2006 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkının terkini istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 14.11.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)

KARŞI OY
Davacılar, 199 ada 28 parsel sayılı taşınmaz malikleri olup taşınmazları aleyhine; davalıya ait 199 ada 15 parsel sayılı taşınmaz lehine tesis edilen irtifak hakkının artık bir yarar sağlamadığı gerekçesiyle terkinini talep etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Tapu kayıtları incelendiğinde; 17 Mart 1953 tarihinde 199 ada 28 no’lu parsel aleyhine 15 no’lu parsel lehine 28 no’lu parselin üstünün ışıklık, çamaşırlık, yağmurluk olarak kullanılacağı ve 28 nolu parsel üzerine 3,30 metreden fazla yüksekliğe sahip bir şey yapılamaycağı yolunda irtifak hakkı kurulduğu anlaşılmıştır.
02.03.2012 tarihli bozma ilamımızda irtifak hakları içeriği ve terkin koşullarına ilişkin yasal düzenlemelere değinilerek açıklamalarda bulunulmuştur. Bozma ilamımızda belirtildiği üzere; “irtifak hakkının sağladığı yararın tamamen ortadan kalktığının ya da külfetinin sağladığı yarara göre çok az olduğunun saptanması terkine karar verilebilmenin en önenemli koşuludur. Günümüz koşullarında çamaşırlığa ihtiyaç kalmaması ya da yağmur sularını borularla tahliyesinin mümkün olması yine bilirkişilerin belirttiği gibi davacılar taşınmazına çok katlı bina yapma olanağının sağlanması irtifakın terkini için yeterli değildir. Davalıların ışıklık ihtiyacı yeterince irdelenmediği belirtilmiş ve bina yapmama koşulunun nedeninin irtifakın dayanağı resmi senette irdelenerek açıklığa kavuşturulması gerekir” gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yeniden yargılama yapılmış ve 18.03.2013 günlü rapor içeriği benimsenerek davanın kabulüne dair temyize konu karar verilmiştir.
Hükme esas alınan raporun sonuç kısmında aynen “…. İrtifak hakkının günümüz koşulları dikkate alındığında yağmurluk ve çamaşırlık ihtiyacının tamamen ortadan kalkdığı; ışıklık ihtiyacı için ise yüküne oranla sağladığı yararın çok az olduğu görüldüğünden ve 15 ve 28 numaralı parsellerin ışıklık ihtiyacının 28 numaralı parselin 1, 2 ve 3. katlarında bırakılacak minimum arka bahçe mesafesi karşılanması şartıyla dava konusu irtifak hakkının devamına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.” görüşüne yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere irtifak hakkının terkini “28 parselin 1, 2 ve 3. katlarında bırakılacak minimum arka bahçe mesafesi karşılanması şartına” bağlanmıştır. Mahkemece bu husus gözardı edilerek irtifak hakkının terkinine karar verilmiştir. Oysa davalı parseline plan ve projesi belediyece onaylanan ruhsata göre bina yapılmış ve yapı kullanma izin belgesi alınmıştır. Davalının ışıklık ihtiyacı devam etmektedir. İrtifak hakkının
kaldırılması halinde davacıların yapacakları inşaat nedeniyle davalının ışıklık ihtiyacı engellenmiş olacaktır. Nitekim taraflar arasında 1999/94 Esas ve 2002/664 Karar sayılı davada aynı konular irdelenmiş ve davanın reddine dair 03.10.2002 günlü karar Dairemizin denetiminden geçerek 31.03.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının halen ışıklık ihtiyacı içinde olduğu ve ihtiyacının bahçe mesafesi bırakılması şartıyla giderilebileceği yönündeki görüşü ile kesinleşen dava dosyası içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; irtifak hakkının terkinine dair koşulların oluşmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine dair karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekir.
Açıklanan nedenlerle, sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.