YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11759
KARAR NO : 2013/11685
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.07.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.4.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, paydaş oldukları 7564 parsel sayılı taşınmazda fiili taksim yapılmış olduğundan ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesini istemiştir.
Davalılardan … ve …, taşınmazın fiili taksime uygun olarak ortaklığın giderilmesini, davalılar Ali ve Ayşe ise davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bilirkişi gideri yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bir adet taşınmazdaki ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 90. Maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Aynı yasanın 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise belediye encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, belediye dışında ise il idare kurulundan 3194 Sayılı İmar Kanunu ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur.
Somut uyuşmazlıkta, 5.125metrekare yüzölçümündeki dava konusu 7564 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile 2000/5125 payı davacı, 3125/5125 payı davalıların murisi adına tapuda kayıtlıdır. 29.04.2011 günlü fen bilirkişi raporunun eki krokide de (A) ile işaretli 2.000 m2’lik bölümünün davacı, (B) işaretli 3125 m2 bölümünün ise davalıların kullanımında olduğu belirlenmiştir. Aynı bilirkişinin 22.10.2012 günlü ek raporunda da belediye sınırları içerisinde bulunan dava konusu taşınmazın ifrazının belediyeden sorulması gerektiğinin belirtildiği görülmektedir. … Belediyesi’nin 08.11.2012 günlü ve 354 sayılı yazısında, taşınmazın imar planında konut alanında kaldığından ifrazının olanaklı olduğu belirtilmiştir. Taşınmazın taksim projesinin teknik bilirkişi tarafından hazırlanması gerekir. Dosya içerisindeki isimsiz ve imzasız 26.03.2013 havale tarihli bilirkişi notu olduğu anlaşılan yazıya itibar edilerek ifraz işlemi için gerekli tüm giderler toplamı 2.500 TL bedelin bilirkişi ücreti olarak depo edilmesi için davacıya kesin süre verilmiş, ara kararı yerine getirilmediği gerekçesiyle de dava reddedilmiştir.
Bilirkişiye ödenecek ücret HMK’nın 283. maddesi ve bu maddeye bağlı olarak çıkartılan yönetmelik uyarınca belirlenir. Mahkemece, bilirkişi ücretinin HMK’nın 283. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirlenip depo edilmesi için uygun süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 17.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.