YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11864
KARAR NO : 2013/13262
KARAR TARİHİ : 23.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.12.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Satışına karar verilen taşınmaz;
a)Paylı mülkiyet hükümlerine konu ise satış bedelinin paydaşların tapudaki payları oranında,
b)Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde satış bedelinin mirasçılık belgesindeki paylar oranında,
c)Hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinde ise satış bedelinin tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu 3781 parsel sayılı taşınmazda hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti bir arada bulunduğundan bu taşınmaz yönünden satış bedelinin tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında dağıtılması gerekirken sadece mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ayrıca 492 Sayılı Harçlar Kanunu ve eki Tarifenin karar ve ilam harcına ilişkin hükmü uyarınca “gayrimenkulün satış suretiyle ortaklığının (paydaşlığının) giderilmesine dair olan hükümlerde mahkemece, gayrimenkulün satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında karar ve ilam harcı alınması gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir. Ancak bu hususların kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı Şükür Atila vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün altıncı parağrafında yer alan “satış parasının taraflara veraset ilamındaki paylar oranınıda dağıtılmasına” cümlesinin çıkartılarak yerine “Dava konusu 650 ada 1 parselde bulunan 6 numaralı bağımsız bölüm ve 108 ada 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 numaralı bağımsız bölümün satışından elde edilecek satış bedelinin veraset ilamındaki paylar oranında, 3781 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilecek satış bedelinin ise tapu kaydı ve veraset ilamındaki paylar oranında taraflara ödenmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün sekizinci parağrafından sonra gelmek üzere “dava konusu taşınmazların satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında alınması gereken karar ve ilam harcının tapu kaydı ve veraset ilamındaki payları oranında taraflardan tahsiline” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.