YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12112
KARAR NO : 2013/13787
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.06.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, uygun alternatif olarak belirlenen 111 ada 46 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmün davalı … Uçar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 10.12.2012 günlü ve 2012/12902 Esas, 2012/14272 Karar sayılı ilamı ile; lehine geçit hakkı kurulan 111 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kuzey doğu cephesinde paftada görülen boşluğun yol olup olmadığı tespit edilmeden davacı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden bilirkişi incelemesi yapılmış ve önceki gibi davacı taşınmazı lehine 111 ada 46 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, ancak davalı lehine hükmedilmiş vekalet ücreti yönünden usuli kazanılmış hak gözetilerek hüküm oluşturulmamıştır.
Kararı, davalı … Uçar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklandığı üzere mahkemece kurulan ilk hükümde davalı lehine 600,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu karara yönelik olarak davalı tarafça temyiz isteminde bulunulmuş, Dairemizin 10.12.2012 tarihli ilamı ile; lehine geçit hakkı kurulan 111 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kuzey doğu cephesinde paftada görülen boşluğun yol olup olmadığı tespit edilmeden davacı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Burada öncelikle usuli kazanılmış hak kavramı üzerinde durulması gerekecektir. Bu kavram usul yasasında düzenlenmemiş olmakla birlikte Yargıtay İçtihatlarıyla kabul edilmiş ve geliştirilmiştir. Özellikle 09.05.1960 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararında “bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunmaması gerekir” kuralı benimsenmiştir. Bunun gibi bozulan kararın bozma sebepleri kapsamı dışında kalmış olan konuları artık kesinleşmiş sayılır ve kesinleşmiş olan kısımlar lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak doğar.
Usuli kazanılmış hakka ilişkin bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; davalı yararına bozmadan önce 600,00 TL vekalet ücretine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı taraf temyiz talebinde bulunmamış, hükmü sadece davalı temyiz etmiştir. Başka bir deyişle, Dairemizin 10.12.2012 tarihli ilamıyla vekalet ücreti yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve önceki karar tekrar edilmiştir. Bu kez davalı … lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Bozma öncesi karardaki 600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesi hususunda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bent uyarınca davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz itirazının kabulü ile hüküm sonucuna onuncu bent olarak ”600.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Uçar’a verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.