YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12692
KARAR NO : 2013/13300
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İhtiyati tedbir talep eden … vekili tarafından, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen karşı taraf aleyhine 21.06.2013 gününde verilen dilekçe ile tespit ve tedbir istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; istemin kabulüne dair verilen 02.07.2013 günlü ihtiyati tedbir kararının Yargıtayca incelenmesi karşı taraf … tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
İstem, davacının bahçesinin sulanamaması nedeniyle oluşan zararın tespiti ve tedbiren sulama suyu mecra hakkı tesisi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, mahallinde yapılan tespit sonucu alınan ziraat ve fen bilirkişi raporları gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, bilirkişi raporuna ekli krokide belirtilen 426 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan vanalı su deposundan başlamak üzere krokide belirtildiği şekliyle 184 ada 26 parsel sayılı taşınmazdan tespit ve tedbir isteyenin taşınmazına mecra hakkı tesisine karar verilmiştir.
Kararı, aleyhine tedbir istenen … temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi, uyuşmazlıkların çözümü için dava yolu tercih edildiğinde bu davanın belli bir süreci alacağı da bilinmektedir. İşte bu süreçte dava konusu hakkın elde edilmesini ortadan kaldıracak bir takım riskler söz konusu olabilir. Bu bağlamda da yargılama hukukunda kesin hukuki himaye sonucunun ortaya çıkmasına kadar yargılama öncesinde veya sonrasında meydana gelebilecek tehlikelerden ve sakıncalardan davalı veya davacıyı hatta üçüncü kişiyi korumak için yargı organlarınca verilen geniş veya dar kapsamlı geçici hukuki himaye tedbirleri öngörülmüştür. (EjderYılmaz, Geçici Hukuki Himaye Tedbirleri, Ankara 2001, C.I, s. 32.).
6100 sayılı HMK’nın 389. ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kurumu da geçici hukuki himaye tedbirlerinden birisi hatta en sık başvurulanıdır.
HMK’nın 389. maddesi uyarınca; mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi ya da gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.
İhtiyati tedbir kararı ancak mahkeme tarafından verilebilir. Bu kararlara karşı mahkemeye itiraz üzerine de mahkeme talebi reddebileceği gibi tedbiri kaldırabilir ya da değiştirebilir (HMK 394/2-3). Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar için ise kanun yoluna başvurulabilir (HMK 394/5). Diğer bir anlatımla Yargıtay’ın ihtiyati tedbir kararına itirazı inceleme olanağı yoktur, yetkisi itiraz üzerine verilen kararı denetlemekle sınırlıdır.
Somut olayda; tedbiren sulama suyu mecra hakkı tesisine karar verilmesi istemi üzerine mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş, … tarafından temyiz dilekçesi ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istenmiştir. Bu dilekçe ihtiyati tedbir kararına itiraz niteliğinde olup itirazı inceleme yetki ve görevi mahkemesine aittir. Açıklanan nedenlerle temyiz niteliğinde olmayan ihtiyati tedbir kararına itiraz talebinin incelenmesi için dilekçe ve eklerinin mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece incelenmesi gerektiğinden ihtiyati tedbir kararına itiraz DİLEKÇESİNİN REDDİNE, dilekçe ve eklerinin mahkemesine iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.