Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/13616 E. 2013/14905 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13616
KARAR NO : 2013/14905
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.04.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı Hazine vekili taksim suretiyle ortaklığın giderilmesini, davalı … vekili satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne 38 ada 27 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. HMK’nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince, davaya konu 38 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında paylı malik olarak “… kızı …” adı yazılı olduğu halde dosyada bulunan veraset ilamına göre bir kısım davalıların müşterek murisinin “… kızı … Kızıları” olduğu anlaşılmaktadır. Bu iki ismin aynı kişiye ait olup olmadığı, aynı kişi ise tapu malikinin kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarla uygun hale getirilmesi için tapuda isim tashihi davası açılıp açılmadığı da araştırılmamıştır.
Bu nedenle mahkemece, taraf teşkilinin sağlanabilmesi için davacıya tapu kaydında gerekli düzeltmeleri yaptırması, gerektiği takdirde tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesine yönelik dava açması için yetki ve uygun süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Ayrıca, davacıların murisi “… kızı … “nın dosyada veraset ilamı yoktur. Taraf teşkilinin sağlanması için mirasçılık belgesinin getirtilerek mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekir. Diğer taraftan keşif zaptının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, temin edilerek dosyaya eklenmelidir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden ve taraf teşkili tam olarak sağlanmadan davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dava konusu taşınmaz hem paylı, hem de elbirliği mülkiyet halinde kayıtlı olup tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.