Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/14173 E. 2013/14500 K. 15.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14173
KARAR NO : 2013/14500
KARAR TARİHİ : 15.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25.06.2013 günlü ve 2013/6586-9799 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde bir kısım davalılar tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, meraya elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalıların temyizi üzerine karar, Dairemizin 25.06.2013 günlü ve 2013/6586 Esas, 2013/9799 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bir kısım davalılar, kararın düzeltilmesini istemiştir.
Hukuki nitelikleri itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meralar özel mülkiyete konu olamazlar. Bu nedenle de mülkiyeti devlete ait olan yerlere ilişkin davayı Hazine açabileceği gibi meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma hakkı olan köy tüzel kişilikleri ve belediyelerin de dava açma hakları vardır. Ancak, köy muhtarının dava açmaması halinde köy halkından bir ya da birkaç kişinin dava açma hakkı olup olmadığı sorunu karşımıza çıkmaktadır.
Somut olayda; dava köy halkından olan gerçek kişiler tarafından açılmıştır. Köy adına dava açmak ve açılan davayı takip yetkisi ile köy aleyhine açılan davalarda köyü temsil yetkisi 442 sayılı Köy Kanununun 37/7.maddesi uyarınca köy muhtarına aittir. Köy muhtarının hukuki bir engelinin çıkması durumunda bu yetki aynı Kanunun 33/b maddesine göre köy derneğinin seçeceği temsilciye tanınmıştır.
Bu açıklamalardan sonra, kısaca belirtmek gerekirse, o köyden bazı kişilerin köyün menfaatini ileri sürerek şartlar oluşmadan köy adına veya köyü temsilen dava açma yetkileri bulunmamaktadır.
Mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi yerine esastan incelenerek sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekirken sehven onandığı anlaşıldığından bir kısım davalıların yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Bir kısım davalıların karar düzeltme isteminin kabulü ile onamaya ilişkin Dairemizin 25.06.2013 tarihli, 2013/6586–9799 sayılı kararının KALDIRILMASINA ve hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, yatırılan tashihi karar ve onama harçlarının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.