Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/4604 E. 2013/6573 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4604
KARAR NO : 2013/6573
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.03.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı … vekili, ortaklığın satış yolu ile giderilebileceğini, davalı … vekili de davacının binasının taşınmazın değerini artırmayacağını savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan natamam inşaatın 18.05.2011 tarihli bilirkişi raporunda, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının belirlediği yapı yaklaşık birim maliyetine göre takdir edilen değeri ile ek raporda enkaz bedeli olarak takdir edilen değer arasında fahiş fark vardır. Bu sebeple mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak inşaatın mevcut hali ile dava konusu taşınmazda meydana getireceği değer artışı hesaplanarak buna göre oran kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, karar tarihi itibariyle, Harçlar Yasası Genel Tebliğinin (1) Sayılı Tarifesine göre, taşınmazların satış bedeli üzerinden “binde 11,38” nispi karar harcı alınması gerekirken, yazılı şekilde “binde 9,9” oranında harç alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.