Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/5863 E. 2013/12129 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5863
KARAR NO : 2013/12129
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.10.2007 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; itirazın iptali davasının reddine, 200.000 TL kötüniyet tazminatının davacı …’ndan tahsili ile davalıya verilmesine dair verilen 07.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24.09.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … vekili Av. … ile karşı taraftan davalı … vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava; 96, 105, 108, 249 ve 236 sayılı parsellerin tapu kayıtlarında mevcut ipotek şerhinin vekalet aktinin kötüye kullanılarak tesis edildiği iddiasına dayalı terkini istemine ilişkindir.
Birleştirilen dava ise; ipotek alacaklısı …’nun … 3. İcra Müdürlüğünün 2007/5499 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yaptığı icra takibine yönelik itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin 18.10.2011 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda temyize konu birleştirilen davaya ilişkin kararda davacı …’nun davalı … aleyhine açtığı itirazın iptali davasının reddine, 200.000 TL kötü niyet tazminatının davacı …’ndan tahsili ile davalı …’e verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, birleştirilen davanın davacısı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmış bulunmasına ve davalı …’e karşı takip konusu alacağın kanıtlanamamasına göre davacı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, takip konusu alacağın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatına karar verilmiştir. İcra takibine itirazın iptali davalarının dayanağı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesidir. İcra İflas Kanununun 67/2. fıkrasına göre de itirazın iptali davasında alacaklının tazminatla mahkum edilebilmesi için icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak yapılmasının sübuta ermesi bunun dışında diğer tarafın (borçlunun) istekte bulunması gerekir. Davanın reddedilmiş olması da başlı başına alacaklının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu göstermez.
Görülüyor ki yasa koyucu davanın borçlu lehine hükme bağlanması durumunda borçlu yararına tazminata karar verilebilmesi için icra takibi yapan alacaklının hem haksız olması ve hem de kötü niyetli olması koşulunu birlikte aramıştır.
Somut olayda, yargılama yapılarak taraflar arasındaki uyuşmazlık giderilmiş olduğundan davacının (alacaklının) kötü niyetli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Ayrıca davacı alacaklının davalı borçluya karşı alacağını kanıtlayamamış olması kötüniyetin varlığı için yeterli kabul edilemez. Mahkemece davacı alacaklının hangi hukuki nedenlerle haksız ve kötüniyetli görüldüğünün gerekçeleri de karar yerinde gösterilmeden davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Dolayısıyla davalının tazminat isteminin reddi gerekirken davacının haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü suretiyle bu istemin yazılı şekilde hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 990 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacı …’na verilmesine, 24.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.