YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7916
KARAR NO : 2013/10393
KARAR TARİHİ : 09.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada davacılar vekili tarafından davalı aleyhine 20.05.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın davalı …’e yönelik kabulüne diğer davalılara yönelik davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, asıl davada Hazineye ait 150 sayılı parselin ifraz edilerek kullanıcılarına satıldığını müvekkilinin ifrazla oluşan 182 sayılı parseli satın almasına rağmen kullandığı bir kısım yerlerin yanlış ölçüm sonucu 180, 183 ve 184 sayılı parsellerde kaldığını belirterek gerekirse bedeli karşılığı bu kısımların adına tescilini istemiştir.
Birleştirilen davada, davacılar …, elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuşlardır.
Asıl davanın davalıları olan …, tapu iptali ve tescile ilişkin davanın reddini savunmuş, diğer davalı … davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, davalılar …’e karşı açılan asıl davanın reddine, asıl dava davalısı … aleyhine açılan davanın kabulüne elatmanın önlenmesi ve kal’e ilişkin birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı- birleştirilen dosya davalısı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı-birleştirilen dosya davalısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davaya konu 184 sayılı parselin fen bilirkişisinin 11.10.2010 tarihli krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölümü bakımından davanın kabulüne karar verilmiş ise de, anılan bölümün davalı …’e ait 184 sayılı parselden ifrazı ile davacıya ait 182 sayılı parselle birleştirilmesi için ifraz ve tevhidin mümkün olup olmadığı yetkili il idare kurulundan sorulmamıştır. Mahkemece, ifraz ve tevhide esas alınan 22.11.2010 tarihli kroki taşınmaz köy sınırları içerisinde kaldığından yetkili il idare kuruluna gönderilerek krokide belirtilen şekilde ifraz ve tevhit yapılmasının mümkün olup olmadığı sorulmalıdır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re’sen araştırılması gerektiği halde, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 09.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.