Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/8059 E. 2013/14211 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8059
KARAR NO : 2013/14211
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.09.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, birleşen davalarda da tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine, asıl davada … hakkındaki davanın husumetten reddine dair verilen 19.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili birleşen dava davacısı … … … vekili, davalılar … ve … vekili davalılar … ve … vekili ile duruşmasız olarak davacılar … ve … vekili müdahil … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 12.11.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Av. … dahili davalılar … ve … … vekili Av. … …, davalılar … ve … … vekili … ile davacı … … vekili Av. … geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacılar davalılar … … mirasçıları ile …’e yönelttikleri davalarında, … ile … 1. Noterliği’nde 10.12.1984 günü düzenledikleri satış vaadi sözleşmesi uyarınca 191 ve 336 parsel sayılı taşınmazlardaki miras hak ve payının satışının vaat edildiğini, taşınmazların ifrazıyla oluşan 4721 ve 4722 sayılı parsellerin tamamının … adına tescil edildiğini, …’nın 16.05.1990 tarihinde … 1. Noterliği’nde davalı … ile düzenlediği satış vaadi sözleşmesiyle taşınmazların satışını vaat ettiğini, almayı vaat edenin açtığı tapu iptali ve tescil davası sonucu taşınmazların … adına tesciline karar verildiğini, anılan dava açılmadan önce 191 ve 336 parsel sayılı taşınmazların adlarına tescili için açtıkları ve açılmamış sayılmasına karar verilen davada dava konusu taşınmazların tapu kaydına şerh edilen ihtiyati tedbir kararına rağmen
taşınmazların edinildiğinden Sedat’ın iyiniyetli olmadığını ileri sürerek, taşınmazların adlarına tescilini istemişler, dava açıldıktan sonra konulan haciz şerhinin terkini için de … 02.03.2010 tarihli dilekçeyle davaya dahil edilmiştir.
Birleştirilen … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/258-353 sayılı dosyasında davacılar davalarını …’e de yöneltmişlerdir.
Birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/245 Esas 2010/526 Karar sayılı dosyasında davacı … ve … dışındaki … … mirasçılarına yönelttiği davasında, … dışındaki … … mirasçıları ile İstanbul 15. Noterliği’nde 02.03.2009 günü düzenledikleri satış vaadi sözleşmesi uyarınca 4721 parsel sayılı taşınmazın satışının vaat edildiğini ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Birleştirilen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/656 Esas 2011/293 Karar sayılı dosyasında davacı …, … … mirasçılarına yönelttiği davasında, davalılardan …, … ve … ile … 37. Noterliği’nde 23.09.2008 günü; Habibe … mirasçıları ve Kadriye … ile … 37. Noterliği’nde 23.09.2008 günü ayrı ayrı, … … ile Büyükçekmece 1. Noterliği’nde 24.09.2008 günü düzenledikleri satış vaadi sözleşmeleri uyarınca 4722 parsel sayılı taşınmazın satışının vaat edildiğini ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava ile birleştirilen … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/258-353 sayılı davalarının kabulü ile 4721 ve 4722 parsel sayılı taşınmazların davacılar adına tesciline birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/245 Esas, 2010/526 Karar ve … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/656 Esas, 2011/293 Karar sayılı davalarının reddine, …’nun taşınmazla ilgisi bulunmadığından hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Hükmü, asıl ve birleştirilen … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/258-353 sayılı davasının davacılar vekili, asıl davada davalı … vekili, birleştirilen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/656 Esas 2011/293 Karar sayılı davasında davacı … vekili ve birleştirilen … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/258-353 sayılı dosyasında davalı … mirasçıları vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı … vekili, davacı … vekili ve davalı … mirasçıları vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl davanın ve birleştirilen … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/258-353 sayılı davasındaki davacıların temyizine gelince;
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile taşınmazdaki haciz şerhinin terkini istemlerine ilişkindir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut olayda, davacılar … 1. Noterliği’nde 10.12.1984 günü düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayanarak 4722 ve 4721 parsel sayılı taşınmazların adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece açılan bu davada 4722 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 15.09.2003 günü işlenen ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Görülmekte olan davada yargılama sırasında 4722 parsel sayılı taşınmaz üzerine 28.10.2008 tarihinde … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2007/9850 sayılı dosyasındaki alacak nedeniyle haciz şerhi konulmuştur. Bu dosyanın alacaklısı davaya dahil edilen …, borçlusu ise … … mirasçılarından …’tir. Görülüyor ki haciz şerhi tapu iptali tescil istemiyle açılan davada verilen ihtiyati tedbir kararından sonra tapuya şerh verilmiştir. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararlarından sonra konulan haciz şerhinin terkini gerekir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına alacaklı …’nun icra takibi sonucu konulan haciz şerhinin terkini gerekirken, anılan kişi hakkındaki davanın husumetten reddi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili, davacı … vekili ve davalı … mirasçıları vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin 1. bentte sayılanlardan alınarak davacılara verilmesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.