Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/8119 E. 2013/10094 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8119
KARAR NO : 2013/10094
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 11.03.2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davacı, 1598 parsel sayılı taşınmazında oturduğunu, davalıların komşu 2987 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binalarının kaçak olduğunu, aile mahremiyetine zarar verecek şekilde, kendi taşınmazına bakan 5 adet pencere açtıklarını öne sürerek, pencerelerin kapatılmasını istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalı taşınmazındaki bina ve pencerelerinin İmar Kanununa aykırı olması nedeniyle pencerelerinin kapatılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar … ve … vekili temyiz etmiştir.
Davalıların binasındaki pencerenin salt ruhsatsız ve imara aykırı bulunması TMK’nun 737. maddesi uyarınca kal’ini gerektirmez. Yapının imara aykırı olması yanında bir zararın doğması da şarttır. Salt imara aykırılık, idari mercileri ve idare mahkemelerini ilgilendiren bir husustur.
Diğer yandan davalıların söz konusu pencereyi ışık veya hava almak amacıyla değil de kendisine hiçbir faydası olmayan, doğrudan davacının aile mahremiyetini bozmak için imara aykırı olarak açtığının belirlenmesi halinde davanın kabulüne karar verilebilir.
O halde mahkemece, yeni bir keşif yapılarak davalıların açtığı pencerelerin davacıya zarar verip vermediği, vermiş ise somut zararın ne olduğu hususunda gerekli inceleme ve araştırmaların yapılması, bu pencerelerin komşuluk hukuku açısından katlanma yükümlülüğü kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.