YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8758
KARAR NO : 2013/11995
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı- birleştirilen dosya davalısı vekili tarafından, davalı- birleştirilen dosya davacısı … aleyhine 09.06.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, davalı- birleştirilen dosya davacısı vekili tarafından, davacı- birleştirilen dosya davalısı … aleyhine 23.12.2010 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanununun 724. maddesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; elatmanın önlenmesi davası ile tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 21.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı- birleştirilen dosya davalısı … ile davalı- birleştirilen dosya davacısı … vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi, birleştirilen dosyada dava Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı …, dava konusu taşınmazda intifa hakkı sahibi olduğunu, davalı tarafından taşınmazın bir kısmına haksız olarak ev, ahır, sulama tesisi ve eklerinin inşa edildiğini belirterek elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı … ise, birleştirilen dava ile taşınmazda intifa hakkı sahibi ve asıl dosyada davacı …’ın taşınmazın önceki maliki olduğunu aynı zamanda babası olan …’ın rıza göstermesi sonucu dava konusu taşınmazın kendisine bırakılacağı inancı ile iyiniyetle bina ve eklerini inşa ettiğini, daha sonra babası …’ın taşınmazı tapuda kardeşi…’a devrettiğini ileri sürerek 14 parsel sayılı taşınmazda 2614,67 m2’lik yerin tapu kaydının iptali ile ifrazen adına tescilini, tescil mümkün olmadığı takdirde bina ve eklerinin kendisi tarafından inşa edildiğinin ve tarafına aidiyetlerinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu 514 parsel sayılı taşınmazın 362,64 m2’lik kısmı dışındaki bölümüne davalı …’ın elatmasının önlenmesine, birleştirilen dosyada davacı … tarafından dava konusu edilen temliken tescil talebinin evin ve zorunlu kullanım alanının yer aldığı 362,64 m2 lik kısım yönünden kabulüne, diğer eklentilerin bulunduğu kısım yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı- birleştirilen dosya davalısı … ile davalı- birleştirilen dosya davacısı … ve birleştirilen dosya davalısı… temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı birleştirilen dosya davacısı …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Asıl dosya davacısı- birleştirilen dosya davalılarının temyiz itirazlarına gelince;
Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.
Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi için birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli; ikinci koşul, yapı kıymetinin taşınmazın değerinden açıkça fazla olmasıdır. Üçüncü koşul ise, yapıyı yapanın (malzeme sahibinin), taşınmaz malikine uygun bir bedel ödemesidir. Bu üç koşulun yanı sıra, yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise tescile konu olacak yer, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanını kapsayacağından mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için bu kısmın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, babası …’ın rızası ile bina ve eklentilerini inşa ettiğini ileri sürerek temliken tescil isteminde bulunmuştur. Davalı … rızasının bulunmadığını, taşınmazı diğer oğlu…’a tapuda devrettiğini, kendisinin intifa hakkı sahibi olduğunu savunmuş, asıl dava ile de elatmanın önlenmesini istemiştir. Temliken tescilin öncelikli koşulu malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. Daha açığı, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında
belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur.
Dava konusu 514 parsel sayılı taşınmazın bina ve eklentilerinin inşa edildiği tarihte davalı …’a ait olduğu, daha sonra davalının taşınmazı diğer davalı…’a tapuda devrettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı, davalı …’ın rızası ile bina ve eklentilerini inşa ettiğini ileri sürmüşsede davacının binaları yapmakta haklı bir sebebinin bulunmadığı ve taşınmazın davalı …’a ait olduğunu bildiği bu nedenle iyiniyetli sayılamayacağı anlaşıldığından davacının tapu iptali ve tescil istemi kabul edilemez.
Asıl dosyada davacı …’ın talebi yönünden ise elatma sabit olduğundan ve davacının intifa hakkı sahibi olarak elatmanın önlenmesini istemekte hukuki yararı bulunduğundan davanın kabulü gerekir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak asıl dosyada elatmanın önlenmesi isteği yönünden davanın kabulüne, birleştirilen dosyada temliken tescil isteği yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleştirilen dosya davacısı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dosya davacısı- birleştirilen dosya davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde asıl dosya davacısı- birleştirilen dosya davalılarına iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.