Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/8921 E. 2013/10236 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8921
KARAR NO : 2013/10236
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.02.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, paydaş olduğu 38 parsel sayılı taşınmazın 324/3360 payını davalının 19.01.2011 tarihinde 4180 TL bedel ile satın aldığını, önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek dava konusu payın adına tescilini istemiştir.
Davalı, dava konusu payı, dava dışı …dan trampa ile aldığını, gerçekte satış olmadığını, fiili taksim bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve pay satışı yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu 38 parsel sayılı taşınmazda davalının 19.01.2011 tarihinde 324/3360 payı …’dan 4180 TL bedelle satın aldığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki 19.01.2011 tarihli 977 yevmiye numaralı resmi senette işlemin trampa değil satış olarak yapıldığı görülmektedir. Davalı tapudaki işlemin aslında satış değil trampa olduğunu savunmuş ise de sözleşmenin tarafı olup kendi muvazaasına dayanamaz. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.