Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/9479 E. 2013/13177 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9479
KARAR NO : 2013/13177
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14.05.2013 gün ve 2013/5336-7244 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, paydaşı olduğu 3 parsel sayılı taşınmazın dava dışı paydaşlardan …’in 20.11.2009; …’in 25.11.2009; …’nın 17.12.2009; …, … … ve …’ın 11.11.2010 tarihinde paylarını davalıya satış yoluyla devrettiklerini, satışa ilişkin tarafına bildirim yapılmadığını, önalım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı payların adına tescilini istemiştir.
Davalı, davacının satışlardan haberi olduğundan davanın süresinde açılmadığını, davacının açtığı dava ile hakkını kötüye kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı davacının temyizi üzerine, Dairemizin 14.05.2013 gün 2013/5336-7244 sayılı kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır.
Yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur (TMK m. 733/3).
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer (TMK m. 733/4).
Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
6100 sayılı HMK’nun 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. HMK’nun 94. maddesi gereğince, kanunun belirlediği süreler kesindir. Ancak, anılan yasanın 93. maddesinde; sürenin son gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saatinin sonunda biteceği 93. Madde hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda da; dava konusu 1433 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davacı 11.04.2003 günü imar nedeni ile 179/2155 pay sahibi olup; davalı ise, dava dışı paydaşlardan …’in 20.11.2009; …’in 25.11.2009; …’nın 17.12.2009; …, … … ve …’ın 11.11.2010 tarihinde paylarını satın alarak taşınmazda paydaş olmuştur. Davalının edinimini sağlayan bu tapu işlemleri TMK’nun 733/3. madde uyarınca davacıya noter aracılığıyla bildirilmemiştir. Önalım hakkının kullanılması için gerekli süre öğrenme ile değil, satışın noter aracılığıyla bildirimi ile işlemeye başlar. Önalım hakkı sahibinin satışı kesin olarak başka bir şekilde öğrenmiş olması sürenin işlemesine yol açmaz. Davacıya yasal anlamda bir bildirimde bulunulmadığından öğrenme olgusu kabulü doğru değildir.
Ayrıca, davalı ilk payı dava dışı …’den 20.11.2009 tarihinde edinmiş; davacı ise, 21.11.2011 günü açtığı dava ile davalıya ait payların önalım hakkına dayanarak adına tescilini istemiştir. TMK’nun 733/4. maddesi uyarınca hak düşürücü süre 20.11.2011 günü sona ermesine rağmen anılan tarihin tatil gününe rastlaması nedeniyle bu süreyi takip eden ilk iş günü dava açılmış olduğundan HMK’nun 93.maddesi hükmünce davacı süresinde davasını açmıştır. Bu nedenle, hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Mahkemece, işin esasının incelenmesi gerekirken yukarıda değinilen hususlar gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz 14.05.2013 gün ve 2013/5336-7244 sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.