Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/9507 E. 2013/11099 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9507
KARAR NO : 2013/11099
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.12.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış suretiyle ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, ivaz ilavesi ödemek suretiyle taşınmazın aynen taksimini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada
paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince, davacı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasında davalı aynen taksim talebinde bulunmuş belediye başkanlığının 26.11.2012 tarihli 3661 sayılı cevabi yazısında davaya konu taşınmazın aynen taksiminin mümkün olduğu bildirilmiştir. 12.12.2012 tarih 3850 sayılı yazısında ise “..12.07.2012 tarihli bilirkişi tarafından düzenlenen rapora verilen 02.04.2012 tarihli ek raporun ekindeki ifraz krokisine alternatif kroki düzenlenemediği 100 ada 7 no’lu parsel imar planı içinde kaldığından yola terk yapılmadan iki eşit kısma bölünmesi için olumlu encümen kararı alınmayacağı ve yeni oluşacak parsellerden birinin iki yola cephesinin olmasının ifrazına engel olmayacağı” belirtilmiştir. Belediye başkanlığının 04.03.2013 tarihli 679 sayılı cevabi yazısında ise yol genişletme amaçlı imar plan değişikliğinin, kamu yararı içermesi sebebi ile maliklerin muvafakatı aranmayacağı resmi yol terkinatları parsel maliklerinin talep etmeleri halinde belediye encümeni tarafından onaylanacağı vurgulanmıştır.
Bu durumda her üç cevabi yazı dikkate alınarak ifrazın mümkün olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında asıl olan aynen taksimdir. Aynen taksim mümkün değil ise satış kararı verileceğinden mahkemece yeniden keşif yapılarak en son imar planı uyarınca düzenlenecek rapor ve kroki gönderilmek suretiyle ilgili belediye encümeninden aynen taksimin mümkün olup olmadığı sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.