YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9681
KARAR NO : 2013/13447
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.04.2012 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalıya ait 242 parsel sayılı taşınmaz içindeki sınıra yakın olarak dikelen ağaçların 181 parsel sayılı taşınmazlarına zarar verdiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve ağaçların kesilmesini istemiştir.
Davalı, ağaçların davacıların taşınmazına zarar vermediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının taşınmazı içerisindeki sınıra 1-2 metre uzaklıktaki ağaçların uzun yıllardır mevcut olduğu, sökülmesinin uygun olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
TMK’nın 683. maddesindeki “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir.
Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde yer alan TMK’nın 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.
Somut olaya gelince, ziraat bilirkişi raporunda davalının taşınmazı içerisindeki sınıra 1-1,91 metre uzaklıkta bulunan 4 adet 50-60 yaşlarındaki ceviz ağacı, 1 adet 10-15 yaşlarındaki kayısı ağacı ve 2 adet 10-15 yaşlarındaki elma ağacının gölgelerinin davacıların taşınmazının bir bölümüne düşerek zarar verdiği ağaçların köklerinin de davacıların taşınmazının besin maddelerini alarak verimini düşürdüğü, ağaçların sadece dallarının kesilmesinin zararı engellemeyeceği, bu nedenle diplerinden kesilmeleri gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile bilirkişi raporuna aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.