YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9723
KARAR NO : 2013/11154
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.12.2008 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 05.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, … İlçesi, … Kasabası 3081 sayılı parsel ile 56 ada 8 ve 9 sayılı parsellerin ortaklığının aynen taksim, mümkün olmadığı takdirde satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 15.01.2013 tarihli ve 8 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların yargı alanı içerisinde bulunduğu … İlçesi, … Adliyesi yargı alanı içerisine dahil edildiğinden dosyanın yetkili mahkemeye devir ve tevdiine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki başlıklı 6100 sayılı HMK’nın 12. maddesinin 1. fıkrasında “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir” hükmüne yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 698 vd. maddelerinde düzenlenen paydaşlığın giderilmesi davaları taşınmazın aynıyla ilgili olduğundan kamu düzeni ile ilgili olan bu kesin yetki kuralının davanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davaya konu taşınmazların … İlçesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 15.01.2013 tarihli ve 8 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların yargı alanı içerisinde bulunduğu … İlçesi, Gölhisar Adliyesi yargı alanı içerisine dahil edilmiştir. Temyiz istemine konu edilen … Sulh Hukuk Mahkemesinin mahkemenin yetkisizliğine dair kararı, dosyanın yetkili mahkemeye devir ve tevdii kararı niteliğinde olup, 6100 sayılı HMK’nın GEÇİCİ MADDE 3 (1) fıkrası hükmüne göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” Aynı maddenin (2) fıkrası gereğince de; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacaktır” şeklindeki düzenlemesi uyarınca 1086 sayılı HUMK’nın 427 vd. maddeleri gereğince temyizi kabil nihai karar niteliğinde olmadığından davalı … tarafından … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/195 Esas, 2013/37 sayılı kararına karşı yapılan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin REDDİNE, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.