Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/9876 E. 2013/13469 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9876
KARAR NO : 2013/13469
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.09.2011 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, yola elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davacı, davalıların çit ile çevirerek ve duvar inşa ederek yola elattıkları iddiası ile elatmanın önlenmesi ve kal talebinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 12.09.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda ve ekli krokide A, B, C, D, E, F, G ve H harfi ile gösterilen kısımlara elatmanın önlenmesine ve bu kısımlardaki yapıların kaline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 715. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince yollar paralı veya parasız kullanımı kamuya tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı orta malı taşınmazlardır. Bu özellikleri gereği yoldan yararlanma hakkı olan özel kişilerin de, varsa elatmanın giderilmesi için dava açmaya hakları vardır.
Somut olayda; 06.09.2012 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporu ve krokisinde, kadastro çalışmalarında yol olarak bırakılan bölüme tecavüz edildiği tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde belirtildiği üzere taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gerekir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve kal kararı verilmiş ise de kadastrol yola kim tarafından ne şekilde elatıldığı ve kal’i gereken yapının ne olduğu kararda gösterilmediğinden kurulan hüküm yeterince açık ve infaza elverişli değildir.
Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.