YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9943
KARAR NO : 2013/11437
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.10.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu … Köyü 1056 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının aynen taksim suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 10.04.2013 tarihli celsede, dava konusu taşınmazın taksimini talep etmiş, ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemediğini belirtmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın taksim suretiyle ortaklığının giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre tarafların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. (29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK.).
Yargılama giderleri 6100 sayılı HMK’nın 323 ila 333. maddelerinde düzenlenmiş; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin de yargılama giderlerinden olduğu açıklanmıştır. Ayrıca aynı yasanını 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği de açıkça belirtilmiştir.
Bu itibarla, yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir.
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasanın 77. maddesi ile değiştirilen 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde “yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti” biçiminde bu hükme paralel bir düzenleme de yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Kanunu ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan düzenlemeler; 6100 sayılı HMK’nın davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte olmadığı gibi Avukatlık Kanunundaki “vekalet ücreti avukata aittir” biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun üçüncü bendinde davacıdan alınarak” sözcüklerinden sonra yazılan “davalı vekili” sözcüklerinin hükümden çıkarılarak, yerine “davalı tarafa” sözcüklerinin yazılmak suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.