YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18463
KARAR NO : 2016/5149
KARAR TARİHİ : 28.04.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar …, … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir. HMK’nın 330. maddesi gereğince, vekil ile takip edilen davalardan mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücreti taraf lehine takdir olunur.
Somut olaya gelince; mahkemece satış bedelinin taraflara payları oranında dağıtılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de davada yapılan yargılama gideri, harç ve vekalet ücretlerinin taraflardan tapu ve mirasçılık belgesindeki payları oranında alınması karar verildiği halde satış bedelinden masraflar çıktıktan sonra arta kalan paranın tapudaki payları oranında paydaşlar arasında dağıtılmasına karar verilerek infazda tereddüt
yaratacak şekilde çelişkili hüküm kurulması, satışın nasıl yapılacağının ve taşınmazın satış bedeli üzerinden alınacak harçtan kimlerin hangi oranda sorumlu olacağının gösterilmemiş olması ve vekalet ücretine taraf vekilleri lehine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş ise de bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün sonucunun;
1-Birinci paragrafına “aynen taksimi mümkün olmadığından” ibaresinden sonra gelmek üzere “genel” ibaresinin eklenmesine,
2-İkinci paragrafına “satış bedelinden masraflar çıktıktan sonra kalan paranın” ibaresinin çıkarılarak yerine “satış bedelinin” ibaresinin eklenmesine,
3-Dördüncü paragrafına “satış bedeli üzerinden % 011,38 oranında harcın” ibaresinden sonra gelmek üzere “taraflardan tapudaki ve mirasçılık belgesindeki payları oranında alınmasına” ibaresini eklenmesine,
4-Beşinci paragrafındaki “davacı vekiline verilmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine “davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine,
5-Altıncı paragrafının “davalı vekiline verilmesine” ibaresinin çıkarılarak “davalılar … ve …’a verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.