YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6828
KARAR NO : 2017/6654
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.12.2012 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili; … ili, … ilçesi, …Köyü sınırları içinde bulunan 103 ada 24 parsel sayılı mera vasıflı taşınmazın 223 m2’lik bölümüne davalı …’ın kargir mandıra yapmak suretiyle elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine, inşaatın yıkımına 500 TL eski hale getirme bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı, çekişmeli yerin dedesinden miras kaldığını, mandırayı yedi yıldır kullanmadığını, mera olduğunu bilmediğini, mandırayı yıkıp kaldıracağını savunmuştur. Mahkemece, müdahalenin menine, mandıranın yıkımına ve meranın eski hale getirilmesine, eski hale getirilmediği ve bina kaldırılmadığı takdirde 731,89 TL eski hale getirme bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.Hükmü, davalı … temyiz etmiştir
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereğince; Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; meranın eski hale getirilmesine, eski hale getirilmediği ve bina kaldırılmadığı takdirde 731,89 TL eski hale getirme bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, denilmek suretiyle şartlı hüküm kurulması hükmün infazında tereddüt oluşturacağından doğru görülmemiştir. Davacı dava dilekçesinde eski hale getirme bedeli talep etmiş olduğundan sadece bu bedele hükmedilmekle yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde terditli hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 20.9.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.