Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/13648 E. 2019/4886 K. 29.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13648
KARAR NO : 2019/4886
KARAR TARİHİ : 29.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.05.2015 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 1363 ve 1364 parsel sayılı taşınmazların genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, 1357, 1369 ve 1362 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … geçit hakkı kurulmasına muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1363 ve 1364 parsel sayılı taşınmazlar lehine, 1362 parsel sayılı taşınmaz aleyhine, 10.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen 1 nolu güzergahtan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı kurulması davalarında amaç, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazların yolla bağlantısının sağlanmasıdır. Bundan dolayı, geçit kurulurken ihtiyaç içinde olan taşınmazlar kesintisiz olarak genel yola bağlanmalıdır. Buna uygulamada “kesintisizlik ilkesi” denilir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacı her ne kadar eski 1363 ve 1364 parsel sayılı taşınmazlar lehine geçit hakkı kurulması istemiyle dava açmış olsa dahi mahkemece, bilirkişi raporunda 3 numaralı güzergah olarak belirtilen, 1363 parsel sayılı taşınmazın sınırına kadar ulaşım sağlayan yerden geçit hakkı kurulmuş olup, geçit hakları kişiler lehine değil taşınmazlar lehine kurulacağından, lehine geçit hakkı istenilen 1363 parsel ile 1364 parsel sayılı taşınmazların maliki aynı olsa da 1364 parsel sayılı taşınmazdan yola ulaşımın sağlanması için 1363 parsel sayılı taşınmazdan akdi irtifak kurulması gerekmektedir.
Belirtilen husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.