YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16562
KARAR NO : 2020/6459
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, 25.11.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Talep, mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir.
Talep eden vekili, İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/259 Esas sayılı dosyada aldığı yetkiyle miras bırakan …’in öldüğünü, mirasbırakana ait mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.
Mahkeme, miras bırakanın mirasçılarından eşi … ve çocukları … ve … tarafından mirasın reddedildiğinden bahisle miras bırakan …’in mirasının torunu … ve …’na aidiyetine karar verilmiştir.
Hükmü, talep eden vekili temyiz etmiştir.
En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK. m.612). Gerçekleşen bu hukuki duruma göre, ortada tereke malını teslim alabilecek bir mirasçı bulunmamakta ve “Kendiliğinden iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi bir tereke” bulunmaktadır.
Mirasçılık belgesi istemek ise, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Hakkında mirası reddeden mirasçının tereke ile ilişkisi tümden kesilmiş sayılmaz. Mirasın reddi ilgili kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel bir neden olmadığı gibi, ilgili kişinin mirasçılık sıfatını da ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mirasçılardan biri veya birkaçı yönünden mirasın reddedilmiş olması durumunda bu olgular yok sayılarak miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir şekilde mirasçılık belgesinin düzenlenmesi, hüküm yerinde ilgili mirasçı veya mirasçılar yönünden mirası reddettikleri açıklanarak bu olguların hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmesi gerekir.
Somut olayda; miras bırakanın dosyada mevcut nüfus kaydına göre eşi … ve çocukları … ve … yasal mirasçılarıdır. Yasal mirasçıların mirası reddetmeleri miras bırakan ile irs ilişkisini sona erdirmeyeceği gibi en yakın mirasçılarının tümü tarafından mirasın reddi halinde terekenin resen tasfiyesine, arta kalan değerler yasa gereği mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine dağıtılacağının (TMK 612) hüküm altına alınması gerekirken, mirası reddeden kızı …’ın miras payının kızı …’e kalacağının hükümde gösterilmemesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 20.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.