YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18755
KARAR NO : 2020/6449
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1-7201 Tebligat Kanununda 6099 sayılı Kanun ile yapılan ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” (m. 10)
Tebligat Kanununun değişik 21/2. maddesi gereğince; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”
Aynı Kanunun 35. maddesi gereğince; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.” (m. 35/1)
“Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” (m. 35/2
Somut olayda; davalılar …, …, …, …, …, … ve …’ya 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan gerekçeli karar tebligatlarının muhatapların adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresleri tespit edilmeden doğrudan tebliğ edilmesi; davalı …’e yapılan gerekçeli karar tebligatının ise, Tebligat Kanununa aykırı olarak ilk seferde, doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre, bu davalının adres kayıt sistemindeki adresine yapılması nedeniyle usulsüz olduğu anlaşıldığından, adı geçen davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak, yasal temyiz süresinin beklenilmesi,
2-Davalı …’e yapılan gerekçeli karar tebligatının muhatabın ölü olduğu belirtilerek iade edildiği anlaşıldığından, adı geçen davalının ölü olup olmadığı tespit edilerek, ölü olduğunun anlaşılması halinde mirasçılık belgesi ilgilisinden temin edilmek suretiyle, mirasçılarına gerekçeli kararın tebliğinin sağlanması ve yasal temyiz süresinin beklenilmesi,
Belirtilen eksiklik giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 20.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.