Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/2218 E. 2018/8391 K. 29.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2218
KARAR NO : 2018/8391
KARAR TARİHİ : 29.11.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.03.2015 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ K A R A R _

Dava, komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, davalının maliki olduğu 183 ada 17 parsel 4 sayılı taşınmazına diktiği ağaçların kendisine ait 183 ada 26 parsel sayılı taşınmazdaki ağaçlara gölge yapmak suretiyle zarar verdiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve ağaçların sökülmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 17 parsel sayılı taşınmazdaki iki adet ceviz ağacının davacının taşınmazına olan müdahalenin menine ve müdahalesinin bu iki ağacın kesilmesi suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı taraf temyiz etmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemelerinin görevli mahkeme olduğu, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir.
Sulh hukuk mahkemelerinin görevi ise HMK’nin 4. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK’nin 383. maddesinde de aynı Kanunun 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.

HMK’nin zaman bakımından uygulanmasına ilişkin 448/1 maddesinde de bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanması öngörülmüş, Geçici 1/1 maddesine göre de yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinin kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış davalarda uygulanmayacağı ifade edilmiştir.
Bu durumda 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalarda görevle ilgili olarak 6100 sayılı HMK’nin hükümlerinin uygulanması gerekir.
Somut olaya gelince; dava, 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra 26.03.2015 tarihinde açıldığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Bu nedenle dava, asliye hukuk mahkemesinde görülmelidir. Mahkemece, görev hususu re’sen dikkate alınarak görevsizlik kararı verilip dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken, hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olanan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.