YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5435
KARAR NO : 2019/3394
KARAR TARİHİ : 15.04.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.08.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin hissedar olduğu 44 ada 88 parsel, 1296 ada 2 parsel ve 1309 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalılardan … vekili, 88 parsel sayılı taşınmazla ilgili … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/196 Esas sayılı dosyası ile Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı fiili elatma davasının açılmış olduğunu, adı geçen mahkemede tarafları aynı olan 2015/427 Esas sayılı dosyası ile dava dışı 18 parsel sayılı taşınmazla ilgili ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını belirterek davanın eldeki dosya ile birleştirilmesini, asıl davaya konu 44 ada 88 parsel, 1296 ada 2 parsel ve 1309 ada 2 parsel sayılı taşınmazların aynen taksimini istemiş; diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, 88 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacının talebi yönünden tefrik kararı verilerek yargılamaya devam edilmiş olup; asıl davanın kabulü ile 1296 ada 2 parsel ve 1309 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine; birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan … vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalılardan … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davalı …’un kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hükümde vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün 6 No’lu bendinden sonra gelmek üzere 7 No’lu bent olarak, ”Davalılardan … kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan taşınmazdaki payı oranında alınarak davalılardan …’a verilmesine” cümlesinin eklenmesine; hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 15.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.