YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6695
KARAR NO : 2019/5296
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.10.2015 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, önalım hakkından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 140 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, davalı …’nin 22.06.2015 tarihinde 1/2 hisseyi 5.250,00TL’ye satın aldığını, çok kısa bir süre sonra 29.09.2015 tarihinde aynı hisseyi …’ye 50.000,00TL bedelle sattığını, müvekkilinin önalım hakkını kullanamamaktan dolayı 44.750,00TL zararının olduğunu belirterek işleyecek faizi ile birlikte tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı açılan davayı kabul etmediğini, paraya ihtiyacı olması nedeniyle taşınmazı amcasının kızına sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 44.750,00TL’nin satış tarihi olan 29.09.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Bu nedenle davacıya seçimlik hakkını kullanması için süre verilmelidir. Önalım hakkına ilişkin payın satış yapan önceki paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğan önalım hakkını kullanmasına engel değildir.
Bu gibi hallerde ilk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı önem kazanır. Önalım davası açıldıktan sonra davaya konu payı satın alan kimse önalım davasının açıldığını bilerek kötü niyetle iktisap etmişse davacı daha düşük ise ilk satış sözleşmesindeki satış bedeli ile, aksi halde son satış bedeli ile sorumludur. Davacının davayı yönelttiği kimsenin kötüniyetli olduğunu iddia etmesi halinde bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İkinci satış fazla bedelle ilk satan paydaşa yapılmış ise o kimse ilk satışın tarafı olduğu için kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca kötüniyetin kanıtlanmasına gerek yoktur.
Somut olayda; davalı … tarafından dava konusu pay 29.09.2015 tarihinde …’ye satılmış, davacı bu tarihten sonra, 16.10.2015 tarihinde önalım hakkından kaynaklanan tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı tarafından … ile … arasında yapılan satışın muvazaalı olduğu iddia edilmediğinden ayrıca 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesinde tanınan seçimlik hak, önalım hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde söz konusu olacağından ve taşınmaz dava açılmadan …’e devredildiğinden önalım hakkından kaynaklanan tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.