Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/7781 E. 2019/6012 K. 30.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7781
KARAR NO : 2019/6012
KARAR TARİHİ : 30.09.2019

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08/01/2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19/01/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ K A R A R _

Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 2217 ada 82 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının satış sureti ile giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, paydaşlığın aynen taksim suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu 2217 ada 82 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Somut olayda, mahkemece ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilerek bilirkişi raporu ekinde belirlenen köşe B konumlu 139,85 m2’lik kısmın davalı …, yanındaki A ile işaretli 281,80 m2’lik kısmın davacı … adına tapuya kayıt ve tescili ile 13.985,00TL ivaz farkının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükme esas alınan 07.10.2015 havale tarihli ifraz projesinde taşınmazın hangi bölümünün kullanılacağına ilişkin pay oranına göre çizilmiş seçenekler bulunmadığı halde kura çekilmesi mümkün olmamasına rağmen taşınmazda payı az olan paydaşa yol kenarından yer veren ve yukarıda açıklanan ilkelere göre hazırlanmayan krokiye göre aynen taksim kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu gerekçeyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.