Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2016/8211 E. 2018/7357 K. 05.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8211
KARAR NO : 2018/7357
KARAR TARİHİ : 05.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.11.2012 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayanan elatmanın önlenmesi ve tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ K A R A R _

Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 1972 parsel sayılı taşınmazına komşu gübre üretim faaliyet yapan davalı şirketin atık madde bırakmak sureti ile 2007 yılından bu yana zarar verdiğini belirterek elatmanın önlenmesi ve tazminat istemiştir.
Davalı vekili, davalının taşınmazda ziraat yapmadığını, derenin taşmasının kendilerinin sorumluluğunda olamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, elatmanın önlenmesine, 6.841,55TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; mahkemece, davanın kabulü ile elatmanın önlenmesine ve 6.841,55TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Dava; komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan, yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi ve fen bilirkişi raporu ve krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmemesi doğru görülmemiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
(2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının açıklanan nedenle kabulü ile hüküm sonucunun 2. bendinde dava tarihinden itibaren işleyecek ibarelerinden sonra gelen ‘’avans faizi ile’’ ibarelerinin çıkartılarak yerine ‘’yasal faizi ile’’ ibarelerinin eklenmesine, hüküm sonucuna 3. bent olarak ’’20.04.2013 tarihli fen bilirkişi raporu ve krokisinin kararın eki sayılmasına’’ cümlesinin eklenmek suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.