Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2017/266 E. 2020/7520 K. 19.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/266
KARAR NO : 2020/7520
KARAR TARİHİ : 19.11.2020

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/11/2013 gününde verilen dilekçe ile İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine dayanarak açılan ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/05/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine istinaden alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan borçlular …, …, …, …’ın borcu nedeni ile 58 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17/01/2014 havale tarihli dilekçe ile; dava konusu ettikleri 40 adet taşınmaz hakkında açtığı davasını atiye bıraktığını, diğer taşınmazların ise ortaklığının satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Davalılardan … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, atiye terk edilen taşınmazlar hakkında açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, 1493, 1843, 1844, 2132, 760,1397 nolu parsellerin tamamının, 795, 903, 904, 1454, 1784, 1668, 1669, 126 ada 8, 114 ada 6, 510, 521, 670 No’lu parsellerdeki sadece davalılar …, … ve …’a ait hisselerdeki taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine göre İcra Hukuk Mahkemesinden alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. İcra Hukuk Mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir. Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun bağımsız payının haczini ve satışını isteyebileceğinden yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini istemesi yasa koyucunun amacına uygun değildir.
Bir davanın açılması sırasında dava açanın hukuki yararının bulunması gerekir. Hukuki yarar, davacının, hukuki korunma istemesinde, korunmaya değer menfaati bulunmasıdır.
Somut olaya gelince;
1)Mahkemece satışına karar verilen dava konusu 1668 ve 1669 parsel sayılı taşınmazlar tam hisse ile davalı borçlu … adına kayıtlı olup, taşınmazlarda paydaşlığın giderilmesini gerektirecek paydaşlık durumu bulunmadığından, bu taşınmazlar açısından bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü ile taşınmazların satış yoluyla ortaklığının giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2)Dava konusu 1493, 1843, 1844, 2132, 760, 1397, 795, 903, 904, 1454, 1784, 126 ada 8, 114 ada 6, 510, 521, 670 parsel sayılı taşınmazlar paylı mülkiyete konu olup borçluların payı müstakil olduğundan diğer paylardan ayrı olarak haczi ve satışı mümkün olup davacının bu parseller yönünden ortaklığın giderilmesini istemekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından; mahkemece, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 19.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi