YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3840
KARAR NO : 2021/1462
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09/04/2012 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/03/2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, murisin Sosyal Güvenlik Kurumuna borcu olduğunu, bu borçtan dolayı icra takini yapıldığını, murisin başkaca malvarlığı olmadığını belirterek mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mirasçılar tarafından murisin ödemeden aczi olduğunu gösterir belge sunulamadığını, davalının kusuru olmadığından yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini dile getirmiştir.
Mahkeme, “davanın kabulü ile …. T.C Kimlik Numaralı Ali ve Fatma oğlu…. doğumlu miras bırakan …’nın 12/03/2007 ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık olması nedeniyle davacıların mirası hükmen reddettiklerinin tespitine” karar vermiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanununun 610.maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir.
Mahkemece davanın niteliği gereği davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin de mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olduğuna karar verildiği göz önünde bulundurularak davalı aleyhine davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 3 numaralı hüküm fıkrasının hükümden çıkarılmasına; hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.