YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/417
KARAR NO : 2017/6879
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.02.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 25.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine,… İli,… İlçesi, nde kain 53 ve 310 parsel numaralı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, 570 parsel numaralı taşınmazın mera niteliğinde olduğunu, 600 parsel numaralı taşınmazın miktar fazlası olarak Hazine adına tespit görmesi gerektiği halde davalılar adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek, 53, 310 ve 600 parsel numaralı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, 570 parsel numaralı taşınmazın ise tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.Mahkemece dava konusu … İli, … İlçesi, 570 ve 600 nolu parseller yönünden davanın reddine, dava konusu … İli, … İlçesi, 53 parsel ve 310 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.ükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan söz edilerek “aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yukarıda açıklanan ndenlerle hükmün BOZULMASINA,
bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.9.2017 günü oybirliği ile karar verildi