Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2018/1879 E. 2019/6516 K. 10.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1879
KARAR NO : 2019/6516
KARAR TARİHİ : 10.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.01.2009 gününde verilen dilekçe ile harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.11.2010 günlü hükmün yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, mahkemece 21.06.2017 tarih 2009/19 Esas 2010/675 Karar sayılı ek karar ile temyiz dilekçesinin süresinde olmaması nedeni ile reddine karar verilmiş olup, bu ek kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR
Dava, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili davacının davalıların murisi …ile yaptığı 01.03.2004 tarihli kira sözleşmesi ile 3549 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan dükkanı kiraladığını, davalıların murisi…’ın ölümü üzerine davalılar ile 24.07.2006 tarihinde iş yerinin 172.000,00TL bedelle satışına ilişkin ön sözleşme yaptıklarını, bu sözleşme tarihinde 21.500,00TL ödendiğini, bu sözleşmede eğer satış gerçekleşmezse ödenen paraların ileride yapılacak kira sözleşmesinde kira bedeli olarak sayılacağının kararlaştırıldığını, daha sonra anlaşılan bedelin tamamının ödendiğini ancak taşınmazın tapuda devredilmediği gibi kira sözleşmesi de yapılmadığı ve tahliye davası açıldığı tahliye sırasında müvekkilinin özel eşyalarına zarar verildiğini, müvekkili davacının taşınmaza harcamalar yaptığını ileri sürerek taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili davacı adına tescilini, bu mümkün olmazsa 5.234.009.00TL maddi 3.000.000.00TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacı aleyhine kira alacağı nedeni ile icra takibine geçildiğini, davacının itiraz etmemesi nedeni ile kesinleşmesi üzerine tahliye davası açıldığını, tahliye kararının Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, kira sözleşmesine göre kiracının yapacağı tadilatların kiracıya ait olduğunu, harici satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bu sözleşmeden kaynaklı olarak davacı tarafından hiç bir ödeme yapılmadığını, iddia edilen ödemelerin hiç bir dayanağının bulunmadığını ileri sürülerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapulu taşınmazın satışına ilişkin dava konusu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için hukuken geçersiz olduğu, hukuken geçersiz sözleşmeye istinaden taşınmaz üzerinde hak elde edilemeyeceği, ödenen paranın ne kadarının satış sözleşmesi ne kadarının kira bedeline ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacının temyiz etmesi üzerine mahkemenin 21.06.2017 tarih 2009/19 Esas 2010/675 Karar sayılı “ek kararı” ile, “gerekçeli kararın davacıya 30.12.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacı asıl tarafından 15 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 17.01.2011 tarihinde hükmün temyiz edildiği davacı vekiline ise gerekçeli kararın 03.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği” gerekçeleri ile temyiz dilekçesinin süresinde olmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun; “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” kenar başlıklı 11. maddesinde, “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.
Davacı kendisini vekile temsil ettirdiği ve vekilin vekillik görevi devam ettiği halde davacı asile yapılan tebligat usulüz olduğundan, vekile tebligatın yapıldığı 03.05.2011 tarihinden önce davacı asil tarafından 17.01.2011 tarihinde yapılan temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece, temyiz isteminin reddine dair verilen 21.06.2017 tarih 2009/19 Esas 2010/675 Karar sayılı ek kararın kaldırılarak davacının temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-(a) Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı ile davalılar arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli sözleşmede Bayram Demiroğlundan 8.500YTL, 8000YTL, 5.000YTL para alındığı belirtilmekle davacının toplam 21.500,00TL ödeme yaptığı yazılı sözleşme ile kanıtlanmıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının tazminat talebi yönünden kiracı olduğu tarihler ile bu tarihlerde ödemekle yükümlü olduğu kira miktarının tespit edilerek, sözleşme içeriğinden davacı tarafından ödendiği belli olan 21.500,00TL’nin kira borcu kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi daha sonra tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle Mahkemenin 21.06.2017 tarih 2009/19 Esas 2010/675 Karar sayılı ek kararının KALDIRILMASINA, (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2-(a) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.10.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.