Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2019/4730 E. 2020/4247 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4730
KARAR NO : 2020/4247
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12/06/2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13/09/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 217 ada 27 parselde kayıtlı taşınmazın 2/3 payının maliki olduğunu, taşınmazın 1/3 payı … tarafından, davalı …’e 15/05/2015 tarihinde 70.000,00TL’ye satıldığını, ancak önalım hakkını engellemek için satış bedelinin muvazaalı olarak gerçek bedelin çok üzerinde gösterildiğini, tespit edilecek gerçek arsa payının bedelini mahkeme veznesinden depo etmeye ve kanuni süresi içerisinde yasal önalım hakkını kullanmaya hazır olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece değer tespiti yapılmış ve davacının muvazaa iddiası kabul edilerek tespit edilen 17.920,00TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Bu hüküm Dairemiz tarafından davacının bedelde muvazaa iddiası ile ilgili ileri sürdüğü belge ve delilleri toplanıp, tanıkları da dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bozma kararına uyulmuş, tekrar keşif yapılmış, ancak davacının kesin süre içinde tanık listesi sunmamış ve muvazaa olgusunu ispatlar belge bildirmemiş olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Somut olaya gelince; davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunarak önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve adına tescilini talep etmiştir. Resmi senette hisse devrinin 70.000,00 TL olduğu belirtilmiş ve paranın davalı tarafından ödendiğine ilişkin banka dekontu dosyaya ibraz edilmiştir. Davacı tarafından satış bedelinin satış aktinde gösterilen miktardan farklı olduğu ispatlanamadığından dava, resmi satış sözleşmesindeki bedel, tapu harç ve masrafları depo edilerek kabulüne karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçelerle, davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.