Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2020/1829 E. 2020/4659 K. 08.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1829
KARAR NO : 2020/4659
KARAR TARİHİ : 08.09.2020

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, 27.04.2010 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Talep, TMK 605/1. madde gereğince mirasın gerçek reddi talebine ilişkindir.
Talep eden … eşi …’ın 19.03.2010 tarihinde vefat ettiğini belirterek şahsı ve çocukları adına vefat eden eşinin mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, talebin kabulüne …’ın eşi …’ın mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğinin tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, … temyiz etmiştir.
Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, Türk Medeni kanununun 605/2. maddesine dayalı dava da açabilirler.
Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. TMK 606. maddesine göre; “Miras 3 ay içerisinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar.” Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609. maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.
Somut olayda, mirasın gerçek reddinin tespitini isteyen … kendi adına ve velayeti altında bulanan çocukları …, … ve … adına mirasın gerçek reddinin tespitini talep etmesine rağmen mahkemece velayeti altında bulunan …, … ve … Dağ yönünden bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 08.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.