YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2883
KARAR NO : 2021/435
KARAR TARİHİ : 01.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.12.2019 gün ve 2019/17 Esas – 2019/8143 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir.
Davacı Hazine vekili, dava konusu … Köyü 1167 (195) kadastral parsel sayılı, 2546 m2 yüzölçümlü taşınmazın Hazine adına kayıtlı iken imar uygulamalarına tabi tutulduğunu, ancak … Belediyesi ile … Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan imar düzenlemelerinin idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek, kadastral parselin ihyası ile Hazine adına tescilini, ikinci kademede ise tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın, taraf vekillerince temyizi üzerine; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin, 27/12/2012 tarihli, 2012/12192 Esas- 2012/15952 sayılı Kararı ile “….tescil bildirim beyannamesinde Hazine adına sicil kaydının oluşturulmasına rağmen tescil işlemi sırasında … Belediyesi adına yapılan tescilin hatalı olduğu anlaşıldığından yapılacak araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmelidir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen ikinci hükmün davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz üzerine Dairemizin 03.12.2019 tarih, 2019/17 E. – 2019/8143 K. sayılı ilamı ile ‘’… kısmi ihya kararı verilemeyeceği halde dava konusu taşınmazların toplam 2.305,87 m2’sinin iptaline karar verilmiş, ihyası istenen 1167 (195) kadastral parsel sayılı taşınmazın, 2.546 m2 yüzölçümü ile eski hale ihya edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir…’’ gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı … Belediyesi vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, eklenen bu hüküm uyarınca idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Belediyesi vekilinin karar düzeltme talebinin KABULÜ ile Dairemizin 03.12.2019 tarih, 2019/17 Esas-2019/8143 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 01.02.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.