Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2020/402 E. 2020/1970 K. 19.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/402
KARAR NO : 2020/1970
KARAR TARİHİ : 19.02.2020

14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.03.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İİK’nun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılardan …’in davacıya olan borcundan dolayı … İcra Müdürlüğünün 2007/13 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun diğer davalılarla iştirak halinde malik olduğu 267 ada 52 parsel sayılı taşınmazda borçlunun hissesine alacak nedeniyle haciz konulduğunu ve icra mahkemesinden iş bu davayı açmak üzere yetki verildiğini belirterek dava konusu 267 ada 52 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 267 ada 52 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İcra İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
Somut olaya gelince; dava İİK’nun 121. maddesine göre dava konusu taşınmaza ortak olmayan alacaklının … İcra Hukuk Mahkemesi’nden 2014/12 E. 2014/15 K. sayılı ilamı ile aldığı yetkiye dayanarak açtığı ortaklığın giderilmesi davasıdır. Davacının dava konusu 267 ada 52 parsel sayılı taşınmazda payı bulunmadığından kabulüne karar verilen davada yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluğu bulunmamaktadır. Mahkemece, hükmün 6. ve 7. bendinde davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması doğru görülmemiş ise de belirtilen hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm sonucunun 6. ve 7. bendindeki “Davacıya isabet eden kısmın kendi üzerinde bırakılmasına” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.