YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1314
KARAR NO : 2021/2790
KARAR TARİHİ : 14.04.2021
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18/09/2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/02/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; … İli, … İlçesi, … Köyünde kain 520 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin düşük hesaplandığını dile getirmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine Yargıtay 6.Hukuk Dairesi eksik taraf teşkili ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda “davanın kabulü ile … İli, … İlçesi, … Köyünde kain 520 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın genel açık arttırma sureti ile satış yoluyla giderilmesine” karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi; karar ve ilam harcının ise dava konusu taşınmazın satış bedeli üzerinden hesap edilip taraflardan payları oranında tahsiline karar verilmesi gerekir.
Taraflar arasında Hazine’nin bulunması halinde ise Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Somut olaya gelince; mahkemece ortaklığın giderilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; 520 parsel sayılı taşınmazda hissedar …’in başka mirasçısı bulunmaması nedeniyle mirasının Hazineye kaldığı, Hazinenin bu nedenle taraf olduğu anlaşıldığından Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaftır. Hüküm sonucunda Hazinenin de harçla yükümlü tutulması doğru değil ise de; bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7.maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hüküm sonucunun 5.bendinde yer alan “harcın” kelimesinden sonra gelmek üzere “Hazine harçtan muaf olduğundan Hazine payına düşen kısmı çıkarıldıktan sonra geri kalanının tapu kaydındaki ve mirasçılık belgesindeki payları oranında Hazine dışındaki paydaşlardan alınmasına” sözcüklerinin eklenmesine; “taraflardan payları oranında alınarak Hazine’ye irat kaydına” kelimelerinin hükümden çıkarılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 14.04.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.