YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/660
KARAR NO : 2021/1825
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.06.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vasisi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, harici satış sözleşmesi ve zilyetlik hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 330 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması öncesinde harici satış senedi ile davacı tarafından satın alındığını, Yokuşdibi Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması ile dava dışı kişiler adına tescil edildiğini, bu kişiler tarafından da davalı …’a satıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilli, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ölen … mirasçısı … vekili temyiz etmiştir.
Tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması geçerlilik koşuludur (743 Sayılı Kanunun 634. ; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu m. 706; Borçlar Kanunu m. 213; Tapu Kanunu m. 26; 1512 Sayılı Noterlik Kanunu m. 60) Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak Kanunun öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edilemez. Yasa hükümlerinin öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir; burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle doğrudan göz önünde tutulur.
Somut olaya gelince, dava konusu 330 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan eski 104 ada 1 No’lu parselin kadastro tespit tarihinin 29.06.1994, tapuya tescil tarihinin ise 19.11.1997 olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı ise, 12.02.1996 ve 26.05.1999 tarihli harici satış senetlerine dayanmaktadır. Tapulu taşınmazın satışına dair sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (TMK. 705, BK. 213, Tapu K. 26 ve Noterlik K.60 maddeleri) Resmi biçimde yapılmayan geçersiz sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil talep edilemeyeceğinden, davacının tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre; dava konusu 330 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 330 ada 15, 16, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 330 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kaydının kapatılarak pasif hale geldiği anlaşılmış olup sicil kaydı kapatılan ve pasif hale gelen 330 ada 1 parsel üzerinden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ölen … mirasçısı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,16.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.