Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/10009 E. 2011/411 K. 14.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10009
KARAR NO : 2011/411
KARAR TARİHİ : 14.09.2011

Emniyeti kötüye kullanma suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun’nun 508, 55/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4.maddeleri gereğince 695 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair …3. Çocuk Mahkemesinin 01.10.2007 tarihli 2006/1996 esas, 2007/1251 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23.04.2010 gün ve 2010/4754/26413 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2010 gün ve 2010/107517 ayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
…3. Çocuk Mahkemesinin 01.10.2007 tarihli ve 2006/1996 esas, 2007/1251 sayılı kararının sanığa 01.12.2009 tarihinde tebliğ edilip, temyiz edilmeyerek kesinleşmiş bulunduğu ve karar içeriğindeki suç isimlerinin yargılama yapılan suçtan farklı yazılarak karışıklık yapılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1-Suç tarihinin 13.07.2004 olduğu somut olayda, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9.maddesi 3. Fıkrasında yer alan ” Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” başlıklı 7. maddesine nazaran, lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde ve karma uygulama yapılmasında,
2-Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda yer alan sanık hakkında hükmedilen 2 ay hapis cezasından 765 sayılı Kanun’un 55/3 ve 5237 sayılı Kanun’un 62.maddeleri uyarınca indirim yapıldığında 1 ay 3 gün hapis cezasına hükmedilip, 647 sayılı Kanunun 4.maddesine göre paraya çevrilmesi sonucunda cezanın 363 Yeni Türk Lirası adli para cezası olarak belirlenip, sonuç cezanın 607 Yeni Türk Lirası adli para cezası olması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayininde,
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 1.fıkrasında “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.” Hükmü yer almaktadır. Belirtilen maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna başvurunun ilk koşulu hâkim veya mahkeme tarafından verilen karar veya hükmün kesinleşmiş olmasıdır. Henüz kesinleşmemiş karar veya hükümler için bu yasa yoluna başvurulamaz.
İncelenen dosya içeriğine göre, esasen temyiz yolu açık olmak üzere verilmesi gereken 01.10.2007 gün ve 2006/1996 esas, 2007/1251 karar sayılı mahkûmiyet hükmünün, ceza miktarı itibariyle kesin olarak verildiğinin bildirildiği, buna karşın sanığın süresi içinde hükmü temyiz etmesi üzerine mahkemece, verilen hükmün kesin olduğundan bahisle vaki temyiz isteminin reddine ilişkin 01.04.2008 gün ve aynı sayılı red kararının ise 7 gün içinde temyizi kabil olmak üzere verilmesine karşın sürenin başlangıcı ve başvuru şeklinin gösterilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine aykırı biçimde karar verildiği gerekçesiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin… Karar sayılı ilamı uyarınca öncelikle temyiz talebinin reddine ilişkin anılan mahkemenin 01.04.2008 gün ve aynı sayılı kararının usulüne uygun yasa yolunu gösterir şekilde tebliği gerekirken 01.10.2007 tarihli ilk hükmün tebliğe çıkarıldığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla; …3. Çocuk Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin anılan mahkemenin 01.04.2008 gün ve aynı sayılı kararının tebliği sağlanmadığından dolayı karar henüz kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin CMK 309.maddesi gereğince REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.