Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/10108 E. 2011/381 K. 14.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10108
KARAR NO : 2011/381
KARAR TARİHİ : 14.09.2011

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın babasının ölümünden sonra babasına ait hesaba yatırılan maaş ve istihkakları ATM kartı ile çektiğinin iddia edilmesi karşısında;
Sanığın ölen babasının Ziraat Bankasının… Şubesindeki hesaplarına emekli maaşları ve istihkaklarının yatırıldığı, bankanın hesap ekstrelerinin tetkikinden babası ölmeden önce 04.08.2003, 01.10.2003, 08.10.2003, 06.11.2003 tarihlerinde öldükten sonra ise 29.01.2004 tarihinde bankada işlemler yapılarak aynı tarihlerde hem ölenin ve hemde sanığın hesaplarından para çekildiği, ayrıca 12.04.2004 günü de yine her ikisinin hesabından ATM’den para çekimi yapıldığının dosya içeriğinden anlaşılmasına göre, anılan banka şubesinden belirtilen tarihlerde para çekme işlemleri ile ilgili bilgi belge ve dekontlar getirilip incelenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.