YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11233
KARAR NO : 2012/7447
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında katılan …’ya karşı dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi infaz sırasında dikkate alınabileceğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın kiralık oto ile katılanın çalıştığı benzin istasyonuna gelerek kendisinin milli eğitim müdürlüğünde öğretmen olarak tanıtıp üzerinde para olmadığına akşamüstü gelip kartla ödeme yapacağına dair hileli davranışlarla mağduru yanılgıya düşürerek otonun deposunu doldurtmak suretiyle haksız çıkar sağladığı anlaşıldığından Dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında müşteki …’e karşı dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi infaz sırasında dikkate alınabileceğinden tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde aynı yasanın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanığın müşteki …’e ait benzin istasyonuna gelerek satış elemanına depoyu doldurtup ödeme bölümüne geçtiklerinde kredi kartıyla ödeme yapacağını, ardından kartın yanında olmadığını söylediği, satış elemanından patronunu aramasını isteyip kabul görmemesi üzerine telefonla konuşuyor izlenimi uyandırarak eşinin kredi kartını getireceğini söyleyerek satış elemanı ile birlikte beklerken satış elemanının bir sebeple içeri girmesi üzerine otoya binerek oradan uzaklaşmak şeklinde belirlenen eylemininde hile ile sağlanan bir rıza bulunmayıp rıza dışında alınıp kaçılan bir mal sözkonusu olduğundan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.