Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/11473 E. 2012/7937 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11473
KARAR NO : 2012/7937
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede,
28.02.2001 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede,
Gerekçeli kararın başlık bölümünde suç yeri gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nun 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de bu hususun mahallinde ilavesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama neticesine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Ceza Genel Kurulunun 08/06/2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı TCK’ nın 43/1 maddesinde yer alan “değişik zamanlarda” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda, sanığın kredi sözleşmesinin açılması amacıyla katılan bankaya aynı anda iki adet sahte senedi ibraz ettiği anlaşılmakla, olayda zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığı ve 5237 sayılı TCK’ nın 43. maddesinin uygulama şartlarının bulunmadığı, bu nedenle lehe yasa uygulamasında 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanığın daha lehine olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.