YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11578
KARAR NO : 2012/31083
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olaylarda; sanığın müşteki …’a yaptığı alışveriş karşılığı Türk Parasının olmadığını … vereceğini söyleyip … yerine 500 İsveç Kronu vererek müştekiyi 500 … vermiş gibi kandırıp, bu paraya ait kur üzerinden para üstünü Türk parası olarak aldığı; yine sanığın mağdur ……ye, yaptığı alışveriş karşılığında 100 … vereceğini söyleyip 100 İsveç Kronu verdiği, bu parayı 100 … sanan mağdurun …’nun karşılığını öğrenip sanığa bu kur üzerinden para üstü verdiği, sanık iş yerinden fazla uzaklaşmadan mağdurun paranın … olmadığını öğrenmesi üzerine takip sonucu yakalandığı sabit olmakla sanığın müşteki …’a karşı TCK 157/1, mağdur ……ye karşı ise TCK md 157/1, 35’de yer alan suçları ayrı ayrı işlediği anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun nitelikli halinin oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/250 E-325 K sayılı ilamın tekerrüre esas kabul edilerek sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesine rağmen hakkında tekerrür hükümleri uygulanan sanık hakkında 58/7.maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilmemesi, tekerrür müessesinin infaz hukukundan daha çok maddi ceza hukukuna ilişkin bir kurum olması ve hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.