YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11819
KARAR NO : 2012/33115
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanığın, katılana ait iş yerinde çalışırken iş yerindeki malzemeleri alıp satması ve yaptığı işler karşılığı müşterilerden aldığı paraları kendisine mal edinmekten ibaret eyleminin güveni kötüye kullanma suçu olarak kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 Sayılı TCK’nun 155/2. maddesindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 19.12.2006 tarihine kadar aynı kanunun 167/2.maddesinde belirtilen kişiler aleyhine işlenmesi halinde uzlaşma kapsamında olup katılan söz konusu madde kapsamında olan kişilerden olmadığından, kararın hüküm kısmında adli para cezasının günlüğünün 20 YTL.dan hesaplandığı belirtildiğinden infaz aşamasında toplam miktarının bu değer üzerinden belirlenmesi mümkün olduğundan ve TCK’nun 53/1.maddesinin a,b,c,d,e bendlerindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılması karşısında yoksun bırakılma süresinin kanuna uygun şekilde infaz esnasında gözetilmesi mümkün olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak olunmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında suçun işleniş şekli, suç sebep ve saikleri gerekçe gösterilerek hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde aynı gerekçelerle adli para cezasının alt sınır olan 5 gün aşılarak 120 gün olarak hükmedilmesi suretiyle fazla tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 120 gün olarak hükmolunan adli para cezasının 5 güne, TCK’nun 43.maddesi uyarınca yapılan artırım sonucu belirlenen 180 gün adli para cezasının 6 güne, aynı kanunun 62.maddesi gereğince yapılan indirimle belirlenen 150 gün adli para cezasının 5 güne ve 5 tam gün adli para cezasının günlüğünün TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca 20 TL hesabı ile 100 TL. olarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.