YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12023
KARAR NO : 2012/33525
KARAR TARİHİ : 03.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık,Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, evinde misafir olarak kalan katılana ait nüfus cüzdanını bir şekilde ele geçirip kendi fotoğrafını nüfus cüzdanına yapıştırarak, katılan adına, 31/01/2006 tarihinde iki adet hat satın aldığı ve katılan adına abonelik sözleşmesi yaparak altını imzaladığı, katılanın,kendisine fatura geldiği zaman olaydan haberinin olduğu, abonelik sözleşmesi altındaki imzaların sanığa ait olduğu, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat elde ettiği olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın her iki suç açısından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının..
Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı olduğundan dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK ‘un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden dolandırıcılık suçuyla ilgili verilen mahkumiyet hükmünün “YTL” ibaresinin “TL” olarak değiştirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK, özel belgede sahtecilik suçuyla ilgili kurulan hükmün ise doğrudan ONANMASINA, 03/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.