YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12075
KARAR NO : 2012/34489
KARAR TARİHİ : 11.04.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık, … hakkında dolandırıcılık suçlarından tesis edilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
Sanık …’in daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık …’in Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2003 tarih ve 2002/384 esas 2003/22 sayılı kararı ile aldığı 07.02.2004 tarihinde kesinleşen tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır
a-5237 Sayılı Yasa’da “gün para cezası sistemi” kabul edildiği bu nedenle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan temel ceza tayini sırasında adli para cezasının gün adli para cezası olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5275 sayılı Yasanın 106.maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı esas alınmak suretiyle 30 000 tl adli para cezasına karar verilmesi,
a-5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından,
adli para cezasına ilişkin “30 000 TL“ ve “25 000 TL” ibarelerinin tamamen çıkartılmak ve yerine “1500 gün” ve “1250 gün“ ibareleri ile birlikte 5237 Sayılı TCK’nun 62/1.maddesi gereği yapılan indirim paragrafından sonra gelmek üzere “sanığa verilen 1250 gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nun 52/2.maddesi uyarınca bir günü 20 TL’den paraya çevrilerek 25 000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin de eklenmesi; 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün ise çıkartılıp yerine, “53.maddenin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçlarından tesis edilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
Diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.