YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12092
KARAR NO : 2012/34454
KARAR TARİHİ : 11.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay esnasında şikayetçi …’dan görüşme yapmak için telefonunu aldığı ve telefonu iade etmeyerek ayrılması karşısında zamanaşımı süresi içerisinde güveni kötüye kullanma suçundan karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın şikayetçilerin yanına gelerek limanda çalıştığını, elemana ihtiyaç olduğunu, şikayetçi …’ı işe almak konusunda gümrük kartı çıkartacağı için 135 TL gerektiğini söyleyerek şikayetçi …’den 35 TL parası çıkışmayınca şikayetçi … 100 TL aldığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın aynı yer ve zamanda şikayetçi …’a yönelik dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında bir kez hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde her bir şikayatçiye yönelik ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini
2-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK.nun 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.