YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12134
KARAR NO : 2012/34183
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Serbest Meslek Sahibi Kişiler Tarafından Mesleklerinden Dolayı Kendilerine Duyulan Güvenin Kötüye Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, bir tarla almak amacıyla, sanıkların işlettiği …Emlak isimli işyerine gittiği, katılana, …, mahallesi 459 Ada 61 nolu parselin gösterildiği, gösterilen bu yer üzerinde, katılanın kendisine ait fırındaki makinaların karşı tarafa verilmesi ve eksik kalan bedelin peşin ödenmesi suretiyle anlaşmaya varıldığı, tapuda yer göstermesi yapılan tarlanın yerine, bu tarlaya yaklaşık olarak 1.800 metre uzaklıkta bulunan Elazığ ili … Köyü … mevkiindeki 5.400 metrekare alana sahip 1006 nolu parselin satışının gerçekleştirildiği gerekçesiyle dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edildiği, sanıkların, katılana tanık olduğu ortamda yer gösterme yaptıklarını savunmaları, katılanın, tapu işlemlerinden önce araziyi tanıklara gösterdiğini iddia etmesi karşısında bu tanıkların tümü, sanıklar, katılan ve yer gösterme işleminden sonra ölçüm için götürdüğü iddia edilen kadastro personelinin de keşif mahallinde hazır bulundurulması suretiyle olayda gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; refakate bilirkişiler alınıp mahallinde keşif yapılarak, yer gösterme işlemi yapılan yerin neresi olduğunun açık bir şekilde tespit edilmesi, yer gösterme sırasında, … bölgesindeki taşınmazın satışı konusunda, taraflar arasında konuşma geçip geçmediğinin sorulması, gösterilen yerin tapuda kayıtlı olup olmadığı, … bölgesindeki 1006 nolu parseldeki taşınmaz ile satışa konu …mahallesi 459 Ada 61 nolu parseldeki taşınmazın, daha önce katılan veya o bölge insanı tarafından bilinip bilinmediği, satın alınmak istenilen yerin, mera olduğunun tespiti karşısında, bu taşınmazın kıymetli olup olmadığı, ne tür özelliklere sahip olduğu hususlarının araştırılması, … bölgesindeki taşınmazın malikleri olan . ….,…, ün ayrıntılı olarak ifadelerinin alınarak, taşınmazın tapuda devri sırasında, katılanla …’teki taşınmazın satımı hususunda konuşulup konuşulmadığının sorulması, bu hususların tespitinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK ‘un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.